Bugün: 20 Mayıs 2012 Pazar
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Künye
Yeni Üyelik Üye Girişi
  • Ana Sayfa
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Tüm Yazarlar
  • İletişim
  • SON DAKİKA
    Eskikışla Cami İnşaatı Yardım Bekliyor
    AHİD Kadın Kolları Haymana'da
    İlçemizde Turizm Haftası Kutlandı
    Dünya'da bir İlk ve Yine…

    “Hayme Ana“ Ödül Töreni

    Dumlupınar Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Mutlu Çınar, Hayme Ana'nın çok özel bir kadın olduğunu belirterek, "Hayme Ana hem modern kadınımızı hem de geleneksel kültürel kadınımızı kucaklayan önemli bir kadındır" dedi.

    09 Şubat 2012 Perşembe 09:36
    Tweet
    Dumlupınar Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Mutlu Çınar, Hayme Ana'nın çok özel bir kadın olduğunu belirterek, "Hayme Ana hem modern kadınımızı hem de geleneksel

    kültürel kadınımızı kucaklayan önemli bir kadındır" dedi.

    Dumlupınar Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının verilişinin 77. yıldönümü dolayısıyla "Hayme Ana Ödül Töreni" Hilton Otel'de düzenlendi. Törene, milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda davetli katıldı. Törende bir konuşma yapan Dumlupınar Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Çınar, Hayme Ana etkinlikleri denildiği zaman Ankara'nın Haymana ilçesiyle karıştırıldığını belirterek, "Ama Hayme Ana mutlaka Haymana topraklarından

    geçmiştir" dedi. Hayme ana'nın çok özel bir kadın olduğunu vurgulayan Çınar, "Hayme Ana hem modern kadınımızı hem geleneksel kültürel kadınımızı kucaklayan bir kadındır" dedi. Açıklamaların ardından "Hayme Ana" ödülleri sahiplerine verildi.

    Haber : Orhan ÇELİK / Haymana HABER / 09.02.2012




    HAYME ANA Kimdir ?


              Hayme Ana, cefakar, fedakar Türk anasının en büyük timsalidir. Onun tarih içinde gördüğü fonksiyon pek az anneye nasip olmuştur. Hayme Ana Kutlu Kayı boyunun lideri komutanı derleyicisi devlet kurucusu gibi pek çok özelliği şanlı kişiliği ile birleştirmiştir. O devlet evinin direğidir. Kocası Gündüz Alp'in vefatından sonra dağılma noktasına gelen Kayı boyunu Aşağı Sakarya vadisine daha sonrada Domaniç Çarşamba'ya selametle getirerek cihanın en büyük devleti olan Osmanlı İmparatorluğu'nun temelini atmıştır. Oğlu Ertuğrul Gazi'yi hep büyük olma cihana hükmetme kişiyle yetiştirmiş torunu Osman Gazi'nin elinden tutarak geleceğin devletinin nasıl kurulacağını nasıl olması gerektiğini hayal etmiştir. Hayme Ana, Kayı boyunun diğer anaları gibi koyundan süt sağmış, yoğurt, peynir yapmış, ipi eğmiş, aba dokumuş, asla bir aristokrat gibi davranmamıştır. Obanın erkekleri onu ana bilmiş her sözünü emir belleyerek saygıda kusur etmemişlerdir. Bu davranışlar 13. yy. dünyası için nadir görülen vakalardandır. Ama Türk milletinin asli özelliği olan bu davranışlar tarih boyunca hep görülmüştür. Çünkü Türk kadını tarihi boyunca erkeğin omuzdaşıdır. İşi beraber görürler birbirine üstünlük taslamazlar. Hayme Ana önce Kayı boyunun aşiret anası sonrada bütün Türklüğün kutlu anası tavsif edilmiştir. Ağaçların sardığı çimenlerin kuruduğu pınarların çekildiği güz mevsiminde Hayme Ana'nın ölümü bütün obayı yasa boğmuştur.

                Onun ölümü aşireti o kadar sarmıştır ki acılar biraz teskin olur ümidiyle tarihte adına ilk defa anıt mezar inşa edilmiştir. Her yıl yayladan iniş zamanında Hayme Ana hatırası Ülüş yapılarak dua ve dileklerle Söğüt'e doğru inilerek anıt mezar Çarşamba'nın müşfik ve heybetli dağlarına emanet edilmiştir. Daha sonraları Türk nüfusu bu yörede kesif bir hale gelince aziz anamızın gözleri koca yayla çığralarında kalmamış Osmanlar Orhanlar ve obanın diğer çocukları anıt mezarın çevresinde cirit oynamış güreş tutmuş kılıç çalmıştır. Geleceğin büyük devletini kurma yolunda bileklerini güçlendirmişlerdir. Edebali'nin Dursun Fakı'nın telkiniyle ruh ve şuurlarını güzelleştirmişlerdir. Osmanlı hakanları Kayı boyundan geldiklerini hep canlı tutarlar.
    Seferde ve hazerde. Hakanın sağ tarafında bulundular. "Türk Milleti ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır!" diyen atamızın işaret ettiği gerçek bu olsa gerektir. Tarihten hız ve ilham alarak aydın geleceğe uzanmak. Türk asrını yeniden kurmak Hayme Anamızın ruhunu şad edecektir.

                 Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda pek çok efsanevi hadise meydana gelmiş bir çok Türk'ün alın teri, fikri, kanı ve duası etkili olmuştur. Dört kıtaya hakim olan namı ancak kendisi ile edilen ve her bakımdan dünyanın gelmiş geçmiş en büyük devleti olan Devlet-i Al-i Osmani'nin kuruluşunda elbetteki analarında emeği vardır. O analar ki rahmine düşen evlatlarını helal mal ile doyurmuşlar, ellerinden ve dillerinden hiçbir yaratılmışa zarar gelmemiştir. Gürbüz evlatlarını yine dualarla ve temiz sütleri ile yetiştirmişlerdir. Milli destanlarımızı türkülerimizi Dede Korkut hikayelerini okuyanlar bunları açıkça görürler ve İslam m şu müjdesi anaya adeta bir kutsallık vermiştir. "Cennet anaların ayaklan altındadır. "Töreyi yaşayan ve yaşatan evlatlarını geleceğe hazırlayan tek ve biricik anadır. "Ana gibi yar olmaz", "Ana başa taç imiş, her derde ilaç imiş" şeklinde söyleyebileceğimiz örnekler anne ile oğullar arasındaki saygı, sevginin karşılıklı olduğunu göstermektedir. Sosyal hayatımızda baba otoritenin anne ise şefkatin timsalidir. Bu açıdan bakıldığında Osmanlı Devletinin kurucuları Ertuğrul Gazi ve Osman Bey'in yetişmelerinde Hayme Ana kadar etkili olabilmiş başka bir insan gösterilemez. İşte Hayme Ana Orhun yazıtlarında örneğini gördüğümüz eşi ve oğlu ile ismi beraber alınan İLBİLGE HATUN gibi devletin kuruluşunda fonksiyonel bir görev almıştır. Hayme Ana'nın tarihi kişiliği ile Ertuğrul Gazi'nin hayatı beraber yürümüştür. Çünkü ana ile oğul arasında Kayı boyunun sevk ve idaresinde tam bir fikir birliği vardır. Bu fikrimizi desteklemek bakımından Ahlat örneğini verebiliriz. Ahlat' da Gündüz Alp'in dört oğlu Sungurtekin Gündoğdu Ertuğrul ve Dündar arasında batıya doğru ilerleme düşüncesinde olan Ertuğrul Gazi 'nin yanında yer alarak bu büyük tarihi tercihe katkıda bulunur. İkinci önemli ve tarihi tercih ise Gündüz Alp'in Gazi'nin yanındadır. Böylece Hayme Ana'nın tercih ve kararı hep Ertuğrul Gazi'nin yanında olmak şeklinde gerçekleşmiştir. Ana oğul kutlu Kayı boyunun Aral havzasında Söğüt ve Çarşamba'ya kadar sürecek olan 3500 km lik bir yürüyüşe geçmişler.

               Hayme Ana oğlu Ertuğrul'u 1191 senesinde Ahlat'ta dünyaya getirdi. Gündüz Alp ve oba bu doğumu büyük sevinçle karşıladılar. "Deveden buğra, attan aygır, koyundan@ÏßğXkırdırarak "günlerce süren şölen yaptılar. Küçük çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okuyup ak sakallı oba uluları "Ertuğrul" adını verdiler. Hayme Ana'nın başına al basmasına karşı kırmızı yaşmak bağladılar. Toprak evini gelin odası gibi süslediler. Meydanlarda cirit oynandı, güreş tutuldu, ok atıldı. Hayme Ana'nın gözünün nuru evladı Ertuğrul Alper Tunga'nın 58. ve Mete nin 45. kuşak torunudur. 15. yy. Osmanlı hanedan tarihçisi Bayati böyle belirtir. Oğuz Kağan adıyla tebcil edilen Mete bütün Türk Hanedanlarının atasıdır. Tanrı Oğuz Kağan nesline Kut vermiştir. Bu kuta sahip olmayanlar meşru hakan sıfatı ile Türkleri yönetemezdi. Bu inanış İslami devirlerde de aynen devam etmiştir. Ertuğrul'un doğumu Ahlat Türkmen halkını sevince gark etmiştir.

              Kayıhanoğulları Ahlat'ta 1230 yılına kadar kalmışlardır. Kümbet yol ve mezar taşları günümüze kadar gelmiştir. Ahlat halkı kendilerini Kayıhanoğulları' ndan kabul ederek Osmanlı'larla akraba olduklarını ifade ederler.Hatta padişahlar kendi atalarının amca oğullarının neseplerini resmen ve fermanla yanmışlar ve onlara pek çok muafiyetler vermişlerdir.

               Burada tarihçilerimizin tartıştıkları bir konuyu ele almak istiyoruz. Son yapılan araştırmalardan anlaşılacağı gibi Ertuğrul Gazi'nin babası Gündüz Alp'tir. Süleyman Şah Anadolu tarihi ve Türkiye devletinin kurucusu olan zat'in isminden kalma bir hatıradır. Türk mezarı olarak bilinen "Caber kalesi" yakınındaki mezar 1921 ve 1923 Lozan Antlaşması'na göre Fransa tarafından Türkiye'ye bırakılmış ve burada Türk askeri birliği bulundurmak ve Türk Bayrağı çekmek hakkı verilmiştir.

                Karahanlılar döneminden itibaren Türklerde bir isim verme geleneği başlamıştır. Çocuklara biri islami biri milli olmak üzere iki isim verilmektedir. Bu gelenek halen devam etmektedir. Bilindiği gibi Saltık Buğra Han İslam adı "Abdülkerim"dir. Osman Gazi'nin diğer adı "Fahrettin" Yavuz'un "Selim"dir. Kuvvetli bir ihtimalle de Gündüz Alp'inde Süleyman Şah'tır. Türk mezarı ise bir makamdır. Yine bilindiği gibi yazılı gelenek dışında pek çok Türk Büyüğünün birden fazla yerde mezarı bulunmaktadır.
              Yunus Emre'nin Karacaoğlan'ın Somuncu Baba'nın birden fazla yerde makam mezarı vardır. Gündüz Alp'in gerçek mezarı iki yerden birinde ; bu yerlerin ilk Kayı boyu durağı Ahlat ile Anadolu'daki ikinci durak Ankara civarlarındaki Kızılsarayözü yakınındaki Kırka köyü olduğudur. İleriki çalışmalar gerçek mezarının hangisi olduğunu ortaya koyacaktır.

    Böylece Gündüz Alp ile Süleyman Şah in gerçekte aynı kişi oldukları ortaya çıkar. Ertuğrul Gazi'nin babası Hayme anamızın kocası Gündüz Alp'tir. Bütün Osmanlı tarihçileri bu konuda müttefiktir.

                  Gündüz Alp in Kayı boyu Ahlat da dokuz yıl kalmıştır. 10 Ağustos 1230 Yassıçemen meydan Muharebesinde Erzincan yakınlarında Alaaddin Keykubat'ın saflarında doğu Hakanı Celalettin Harzemşah a karşı vuruşan ve zafer kazanan Kayı Oymağının başında 39 yaşındaki Ertuğrul ve 60 yaşındaki Gündüz Alp vardır. Moğolların hızla yaklaştıkları ihtimali üzerine 1231de Ankara civarında olduklarını görürüz. Gündüz Alp vefat etmiştir. Kayı boyunun başına Ertuğrul geçer. Böylece Ertuğrul Bey Kanuni'den daha uzun saltanat müddeti olarak 50 yıl Beylik yapmıştır. Şimdi Hayme Ananın yaşı ile ilgili bazı tahminlerde bulunmak istiyorum Ertuğrul 1191 de doğmuştur. Hayme Ana'yı 18-20 yaşında kabul edersek Anamızın doğum tarihi olarak karşımıza 1171-1173 tarihleri çıkar. Bu Yassı Çemen savaşında Gündüz Alp'in 60 yaşlarında olduğunu kabul edersek yaklaşık tarihler olarak örtüşürler.

                Kayı boyu Ankara civarına geldiğinde büyük bey Gündüz Alp vefat etmiştir. Boy Ertuğrul Bey'in yönetimindedir. O günleri hatırası olarak Hayme Ana'nın halk dilindeki söyleyişi olan Haymana adı bir yerleşim yerine verilmiştir. Ertuğrul Bey ve Hayme Ana kendilerine kışlak olarak verilen Söğüt'e ve yaylak olarak tahsisi edilen Çarşamba'ya 1235 yıllarında gelirler. Hayme Ana'nın yaşı 64 civarındadır.
    Yaylak olarak seçilen Çarşamba'nın o yıllarda başpiskoposluk merkezi olması Ertuğrul Bey i buraya çekmiştir. Türk fetih anlayışında atalarımız şehrin hemen yanı başına yerleşir yerli halkla iyi geçinir kendi aralarındaki hak adalet ve hoşgörü onları da etkilerdi böylece yerli halkın Türklere ısınması sağlanırdı. Çarşamba yaylasında da tamamen böyle olmuştur. "Düşmana galip geldiğin vakit bu zaferin zekatı olarak onu bağışla. " Siyasi hukukunun temel prensibidir.

              Hayme Ana çadırını koca yaylalara bakan tarafa kurdu. Onun etrafına diğer çadırlar yerleştirildi. Çarşamba yaylası türkülerle koyun kuzu melemeleri at kişnemeleri sığır böğürmeleriyle şenlendi. Bu topraklar sanki yüzyıllardır bu seslere hasretmiş gibi çiçekler bir başka türlü açmaya, kekikler bir başka türlü kokmaya başladı. Anadolu erenleri çocuklara Kur'an öğretiyor az ötede gaziler gençlere kılıç çalmasını ok atmasını talim ettiriyor, bacılar aba dokuyor, yağ yoğurt yapıyor, koyun kısrak sağıyorlar. Yaylada herkes bir faaliyet içinde. Yaşlı kadınlar ağırşak ve kirman ile ip eğiriyorlar, tuluklara peynir basılıyor derilere yağ dolduruluyor. Tezgahlarda kilimler dokunuyor. Çarşamba yaylasının allı yeşilli çiçekleri desen desen dokunuyor. Pınarlara derelere tepelere Türkçe isimler veriliyor.

              Hayme Ana doğumlarda ebelik yapıyor. Sanki annelere "Daha fazla çocuk daha fazla güç" derecesine doğumları teşvik ediyordu. Bu gün bile çocuğu olmayan kadınlar türbesine bağlanıp dilekte bulunurlar.

                 Hayme Ana büyük bir hedefe hazırlanır gibiydi. İlerlemiş yaşına rağmen dur durak bilmeden çalışıyordu. Ona bakan gençler gayrete geliyordu. Namazlarında uzun dualar ediyor sorduklarında "Oğullarımız uzasın dal budak salsın Öyle çoğalalım ki Çarşamba yaylası bizi almasın. Yeni yaylalar yurtlar kuralım sürümüz yılkımız çayırlar doldursun. Oğullarımız dinimizden töremizden ayrılmasın" derdi.

               Yıllar yılları kovaladı oğlaklar keçi, kuzular koyun, taylar kısrak oldu. Halk rivayetlerine göre Hayme Anamız Osman'ın doğumundan 3-5 yıl daha yaşadı. Osman'ın elinden tutup Çarşamba'da gezdirdiği Beşik çamının altında beşiğini salladığı söylenir.
    Yine bir yayla dönüşü Hayme Ana rahatsızlanır. Bütün obayı bir telaş alır. Hayme Ana bütün halk tarafından çok sevilmektedir. Rahatsızlığı git gide artar. Erenler Kur'an-ı Kerim okumaya başlarlar. Ve son isteği olarak Kara Osman'ı getirmelerini ister. Onu doyasıya öper, Kelime-i Şahadet getirir ve ruhunu teslim eder. Oba büyük bir yasa bürünür. Hayme Ana'nın Mezarı çadırının olduğu yere kazılır. Çevre obalardan Kayı, Avşar, Doburga,Kınık. ... bütün Türkmen Oğuz boylan hep toplanır. Büyük bir cenaze merasim düzenlenir. Hayırlar dualar yapılır. Ertuğrul Gazi bizzat annesi için etli bulgur pilavı dağıtır.

                   Sonraki yıllarda bu gelenek devam ettirilmiştir. 700 yılı aşkın bir zamandır Hayme Ana Türbesi Karakeçili Yörükleri başta olmak üzere bütün halk tarafından ziyaret edilir. Önce türbenin etrafında eski bir Türk geleneği olarak 3 veya 7 kez dönülür. Kur'an-ı Kerim ve Mevlit okunur. Sonrada tıpkı Ertuğrul Gazi'nin bizzat eliyle dağıttığı etli bulgur pilavı ikram edilir. Yemekten sonra ok atılır, cirit oynanır.

             Her yıl yayladan iniş zamanı olan Eylül ayında Hayme Ana 'nm hatırası için Ulus yapılarak dua ve dileklerle Söğüt'e doğru inilerek anıt mezar Çarşamba'nın müşfik ve heybetli dağlarına emanet edilir.

               II. Abdülhamit devrinde Çarşambalı bir köylü evinde sakladığı dedesinden kalma deri üzerine yazılı bir belgeyi köye gelen bir devlet yetkilisine okutur. Belgede Hayme Ana'nın mezarının Çarşamba Köyün' de bulunduğu yazılıdır. Padişah Bursa Valisi Mahmut'u "Türbeyi benim atalarıma yakışan bir şekilde yeniden inşa et. "diye görevlendirir. Ayrıca köyden de bir türbedar görevlendirilir. Maaşı saray tarafından ödenir. II. Abdülhamit her yıl düzenli olarak Hayme Ana törenlerine gıda maddeleri gönderir. Köy halkı Hayme Ana Derneği kurarak faaliyetlerine devam ederler.

    Anahtar Kelimeler: Dumlupınar, Üniversitesi, Mezunlar, Derneği, Başkanı, Mutlu, Çınar,, Hayme
  • “Hayme Ana“ Ödül Töreni - HABERİNE YORUM GÖNDER
    İLGİLİ HABERLER
  • Haymanalı Cimcime Meteorolojinin Sesinde
  • Haymana Kültür Merkezinden İlk Etkinlik
  • Taner Malatya Muhtarlar Derneği Açılışında
  • Taner Malatya Muhtarlar Derneği Açılışında
  • Altın Portakal Ödüllü Şair Telli Haymana'da
  • AHİD Kadın Kolları Haymana'da
  • Haymana'da Kutlu Doğum Pilavı
  • Dereköylüler Derneği
  • Sanatta Bir İlki Başaran Haymanalı “Murat Ateş“
  • Haymana'lı Hakan TVT Ekranlarında
  • “Festival Yapılmayacakmış ŞAKA GİBİ“
  • Bumsuz Derneğinden Anlamlı İPTAL
  • Çeltikli Köyü Şenliğe Hazırlanıyor
  • Ödül “Haymana Kaplıca Tatili“
  • İlk Öğretim Öğrencileri Nevruz'u Kutladı
  • ODTÜ BİYOGEN Haymana Fosil İnceleme Gezisi
  • Ak Parti Çankaya Yönetimi, Güzelcekale Derneğinde
  • Bumsuz Hemşehri Rehberi 2012
  • BY HAYMANALIM MUHABBET GECESİ
  • 1992 Yılı Milli Piyango Bileti
  • İlgili Haberler
    Haymanalı Cimcime Meteorolojinin Sesinde
    Haymanalı Cimcime Sultan Zeynep Köşker Meteorolojinin Sesi Radyosunda
    Haymana Kültür Merkezinden İlk Etkinlik
    13.Mart 2012 Pazar Günü açılışı yapılan Haymana Kültür Merkezi,…
    Taner Malatya Muhtarlar Derneği Açılışında
    Taner Malatya Muhtarlar Derneği Açılışında
    Taner Malatya Muhtarlar Derneği Açılışında
    Taner Malatya Muhtarlar Derneği Açılışında
    Altın Portakal Ödüllü Şair Telli Haymana'da
    “Nida” adlı şiir kitabıyla “Altın Portakal Şiir Ödülü”ne…
    AHİD Kadın Kolları Haymana'da
    Kısa adı AHİD olan Ankara ya Hizmet Edenler Derneğinin Kadınlar Kolu…
    Haymana'da Kutlu Doğum Pilavı
    HAYMANA İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUTLU DOĞUM PİLAVI VERDİ
    Dereköylüler Derneği
    İlçemiz Dereköy Köylüleri, Köylerinde Birlik-Beraberlik, Dayanışma…
    Sanatta Bir İlki Başaran Haymanalı “Murat Ateş“
    Haymanalı Murat Ateş Sanatta Dünyada Bir İlke İmza Attı
    Haymana'lı Hakan TVT Ekranlarında
    Haymana'lı Hakan Bo Vijdansız Klibi TVT ekranlarında
    “Festival Yapılmayacakmış ŞAKA GİBİ“
    Ssinan ERDEM yazdı Şaka GİBİ
    Bumsuz Derneğinden Anlamlı İPTAL
    Bumsuzlular Dayanışma Gecesi İptal Edildi.
    Çeltikli Köyü Şenliğe Hazırlanıyor
    Çeltiklililer “ÇetlikliKöyü 2.Kültür Şenliği"ne Hazırlanıyor.
    Ödül “Haymana Kaplıca Tatili“
    48. Kütüphane Haftası (26-31 mart 2012) Kapsamında En Çok Kitap Okuyana…
    İlk Öğretim Öğrencileri Nevruz'u Kutladı
    Nevruz İçemizde Atatürk İlköğretim Öğrencileri tarafından Kutlandı.
    ODTÜ BİYOGEN Haymana Fosil İnceleme Gezisi
    ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu İkinci teknik gezisini yapıyor...
    Ak Parti Çankaya Yönetimi, Güzelcekale Derneğinde
    AK Parti Çankaya İlçe Başkanı Av. Süleyman Yılmaz Haymana Güzelcekaleliler…
    YAZARLAR Tümü
    Sinan ERDEM SÜRPRİZ
    Cengiz ÇAĞLAR N A S I L I Z ?
    Cömert YILMAZ Sana doğru
    Av.Uğur Can YILMAZ Yargıtay'dan Kazazede Ailelerine İyi Haber
    Sevgili ÖZBEK Anneler Günü Kutlu Olsun
    Halil İbrahim UÇAK DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKILIYOR
    Mutahhar AKSARI Okul Sütü Rant Küpü
    Yılmaz KESKİN Hadi Köyümüze Geri Dönelim...
    Orhan ÇELİK KİBİR VE KUL HAKKI ....
    Selçuk TOKGÖZ HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?
    GAZETE MANŞETLERİ
    SON DAKİKA
  • Haymana Askerlik Şubesi KAPATILDI
  • Sinanlı Köyünde Kutlu Doğum
  • Özdemir Turgut’tan Örnek Davranış
  • Karaömerliler (Mandıralılar) Genel Kurula
  • Sanatçımız Müslüm Çetin Hastanede
  • Yurtbeyli'de Kutlu Doğum
  • Sinanlı Köyü Sorunlarına Çözüm Bekliyor
  • Türkşerefli'den Mehmet Bozoğlu Vefat Etti
  • Personel Alımı Yapılacak
  • Çaldağ Un Fabrikası SATILDI
  • Dilaver TEMİZHAN Vefat Etti
  • Çalış'ta Kuduz Vakası
  • Haymana Cezaevi'nde “Denetimli Serbestlik“
  • Levent Gök'ten Haymana Toki Açıklaması
  • Haymana'da Kuduz Vakası
  • FOTO GALERİ Tümü

    • Faruk KÜÇÜK Çubuk Sergisi

    • Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Haymana Uygul

    • Kılıçdaroğlu Bumsuz'da

    • Eskikışla Cami İnşaatı Yardım Bekliyor

    • Haymana Ticaret Borsası

    • Haymanalı Doktor Ömer Özkanın Yapığı, Yüz…

    • Haymana'da 23 Nisan Kutlamaları 2012

    • 20.Uluslararası Haymana Festivalinden Görüntüler

    • Nevroz'u Atatürk İlk Ögretim Öğrencileri Kutladıla

    • Yaprakbayır İÖO'da Bir Dizi Etkinlik

    • İlçemizde Turizm Haftası Kutlandı

    • İcatlar İhtiyarçtan Doğar
    ÖZEL HABER
  • Dereköy'den Ve Yukarısebilköyü' nden Vefaat
  • Bilal Sadık Kanat Vefaat Etmiştir.
  • Balçıkhisar Beldesi'nden Hüseyin Bingöl Vefat Etmiştir.
  • Kavak Köyü'nden İzzet Deniz Vefat Etmiştir
  • Nazife Yıldırım Vefat Etti
  • İlçemizde Okullar Tatil Edildi
  • Duayen Sendikacı Mustafa Başoğlu Vefat Etti
  • Eyüp Yıldırım Vefat Etti
  • HAVA DURUMU
    VİDEO GALERİ Tümü

    • Kasabadan Metropole kısa ANKARA Belgeseli

    • Ankara Haymana Büyükkonakgörmez Köyü

    • Kardelen Sinem, Şura Salonunda Alkışlandı

    • Dalyan'ın Haymana Sevgisi...

    • Haymanali İdo-Sevemem Klıbi

    • Hacı Aysu KonTV'de

    • İsmet İzzet Bagcı % Soydan Uçar - Haymana

    • Ahırlıkuyu Köyü

    • Gurur Kaynağımız, Doktorumuz Ömer Özkan,

    • Ankara Haymana Bumsuz Beldesi

    • 3. Büyük Ankara Festivali Haymana Çadırı

    • Haymanalı İDO dan bir Klip DAHA Almanya
    NAMAZ VAKİTLERİ
    SÜPER LİG
    ARŞİV
    Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Künye | İletişim | Sitene Ekle | Reklam| RSS 2.0 2012 © Copyright © by Haymana Haber Ekibi

    Yazılım: Haber-Sistemi